Kara Deliğin İçine Düşersek Ne Olur?

Kara Delik

Kara deliğin içine düşersek ne olur sorusu ve kara delikler hakkında merak edilen birçok sorunun cevaplarını sizler için derledik.

Kara Deliğin İçine Düşersek Başımıza Gelecekler

Kara delikler araştırdıkça derinleşen ve daha da karmaşık bir hale gelen konulardan birisidir. Bilim dünyası için bile hala oldukça gizemli olan kara delikler hakkında, bilim kurgu filmlerinin de etkisiyle bazı teoriler var. Peki bir kara delik içine girildiğinde neler oluyor? Bir kara deliğe yaklaştığımızda ya da içine girdiğimizde olacaklar çok enteresan.

Geçtiğimiz yıl tarihin ilk kara delik fotoğrafı Event Horizon Telescope (Olay Ufku Teleskobu) ile çekilmişti. Bu fotoğraf yayınlandığında insanlığın uzayı anlama yolculuğu daha da anlam kazanmıştı. Ancak bu fotoğraf pek çok insan için düşündükleri kadar etkileyici bir görüntü değildi. Kara delik olarak adlandırılan kozmik cisim, bir fotoğrafta görebileceğimizden çok daha büyük gizemleri bünyesinde barındırıyor ve her yeni araştırmayla konu giderek daha ilginç bir hale geliyordu.

Christopher Nolan‘ın 2014 yılı yapımı Interstellar (Yıldızlararası) filminde karakterimiz, bir kara deliğin içine girer ve zaman yavaşlaması dışında çok da büyük olaylar yaşamaz. Elbette bu bir film olduğu için başrolü bir anda yok edemezsiniz, ancak gerçekten bir kara deliğin içine girdiğiniz zaman, gerçek başrolün kozmik evren olduğunu görme ihtimaliniz çok daha fazla. Bir kara delik içine girildiğinde ne oluyor sorusunun yanıtını Business Insider internet sitesinde yayınlanan makale ışığında inceledik.

Heyecan kaçıran bir spoiler gibi görünse bile baştan söylemek gerekiyor ki; bir insan, bir kara deliğin içine girdiği hatta yaklaştığı zaman bile ölecektir. Ancak bu ölüm, düşündüğümüzden daha büyük bir ölüm. Çünkü ardında kendisine dair en ufak bir iz, atom parçacığı bile kalmayacaktır.

Bilim insanlarına göre galaksimizde yaklaşık 100 milyon kara delik mevcut. Tüm bu kara delikler farklı boyutlarda. Bu noktada en dikkat çekici olan; bir kara delik ne kadar küçük ise o kadar ölümcüldür bulgusu. Bu detay bugüne kadar alışık olduğumuz yargılardan çok daha farklı bir durumu bize gösteriyor.

Küçük kara deliklerin bu kadar tehlikeli olmalarının nedeni, yörünge ile olay ufku arasındaki mesafelerinin az olmasından dolayı. Olay ufku, yani kara deliğe adına veren o karanlık nokta, mutlak kütle çekimini oluşturuyor ve yayılan bu çekim etkisi, olay ufkundan uzaklaştıkça azalıyor. Küçük bir kara delikte ise çekimin azalmasına yetecek kadar geniş bir alan yok.

Dünya’ya En Yakın Kara Deliğin Durumu

Gerçekten bir gün içine girebileceğimiz kadar gezegenimize yakın olan bir kara delik var ve V4641 Sgr olarak adlandırılıyor. Eğer başarabilirseniz, Dünya’dan Yay Takımyıldızı‘na doğru bin 600 ile 24 bin ışık yılı mesafe ilerleyerek bize en yakın kara deliğe ulaşabilirsiniz.

Mesafe konusunda bu kadar geniş bir çerçeve çizilmesinin en büyük nedeni, kara deliklerin çıplak gözle görünmemesi. Yani orada bir güç var, ancak onu görebilmemizin tek nedeni kütle çekimi ile etrafına topladığı diğer kozmik cisimler. Bir mağarada duvara dönüp girişindeki insanların gölgesini görmek, orada birilerinin olduğu anlamak gibi. Doğrudan bir kanıt yok, ancak etkisi yani gölgesi ile varlığından emin olunuyor. Bu durum, hem kara deliği bulmayı hem de mesafe ölçmeyi oldukça zor kılıyor.

Boyutu Küçük Ama Güçlü Kara Delikler

Şans mı, şanssızlık mı bilinmez ama Dünyamıza en yakın kara delik olan V4641 Sgr, küçük yani tehlikeli bir kara delik. Kütlesi Güneş’ten yaklaşık 3 kat daha fazla. Ancak bu kadar yoğun bir kütle yaklaşık 6,5 kilometre kadar dar bir alana sıkışmış durumda.

Küçük kara deliklerin bu kadar güçlü olmasının sebebi; her kütlenin belirli bir çekim gücü olmasındandır. Çok geniş bir alana yayılmış belirli bir kütle çekim gücü bazen hissedilmez bile olabiliyor. Ancak dar bir alanda yoğun bir kütle çekim gücü gerçek anlamda ölümcüldür.

Üstelik bu ölümcül olma durumu yalnızca insanlar için değil, tüm evren için geçerli. Küçük bir kara deliğin sahip olduğu yoğun çekim gücü etrafındaki tüm cisimleri, gezegenleri, hatta ışığı bile çekecek kadar güçlüdür.

Büyük Boyutlu Kara Deliklere Yaklaşmak Daha Kolay

Dünyamıza yakın ve bir o kadar da tehlikeli olan küçük kara delik V4641 Sgr gibi, bize uzak ve bir o kadar da büyük başka bir kara delik olduğu düşünülüyor. Bu büyük kara delik Güneş’ten 4.3 milyon kat daha büyük ve bize uzaklığı yaklaşık 25 bin ışık yılı.

Düşünmesi bile ürkütücü olan bu görüntü, aslında hiç de tehlikeli değil. Çünkü çekim merkezi çok geniş olduğu için kütle çekim gücü azalıyor. Bu nedenle tıpkı Ay ve Dünya arasında olduğu gibi, o kara delik ve çevresindeki diğer cisimler arasında dengeli bir ilişki ortaya çıkmış oluyor.

Bir gün insanlık uzayda bu kadar uzak mesafeler katedebilirse, söz konusu büyük kara deliğe rahatça yaklaşabiliriz. Elbette içine girince yaşanacaklar aynı olacaktır. Ancak bazı ışık bükülmeleri dışında cisimlerin hissedeceği kütle çekim gücü o kadar yoğun olmayacaktır.

Kara Deliklerin Muhteşem Işık Oyunları

Peki bu kara deliklerin hiç mi güzel bir yanı yok? Elbette var. Ölmeden önce kara deliğin içinde göreceğiniz tahmin edilen ışık oyunları, muhteşem bir görsel şölen sunabilirler. Bu ışık oyunlarına günlük hayattan bir örnek olarak genelde Windows Media Player’da müzik çalarken görünen arka plan görsellerine benzetme yapılıyor.

Bu ışık oyunlarının sebebi daha önce bahsettiğimiz, kara deliklerin sahip olduğu kütle çekim gücü. Sahip oldukları yoğun kütle çekim gücü ile ışığı bile çekebilen kara delikler, çektikleri ışığı bir anda yutmuyorlar. Bu nedenle ışık huzmesi, kara deliğin yörüngesinden yok olacağı olay ufkuna ilerleyene kadar eğiliyor, bükülüyor ve heyecan verici görünümlere ulaşıyor.

Uzak Doğu Asya bölgesinde usta aşçıların noodle olarak isimlendirilen spagetti türü makarnaya benzer yemeği, elle nasıl hazırladıklarını görmüş olabilirsiniz. Büyük bir hamur topu, uzun uğraşlar ve emek sonucu incecik makarnalara dönüşür. Bir kara delik de çevresindeki cisimlere tam olarak bunu yapıyor.

Kara deliklerin kütle çekim gücü bir anda ne var ne yok yutmuyor. Bir aşçının hamuru makarnaya dönüştürmesi gibi yörüngesine giren cismi yavaş yavaş sündürerek, bir spagettiye dönüştürüyor. Kara deliğin ışığa ve diğer cisimlere uyguladığı bu ağır çekim gücü, bilim insanları tarafından spagettifikasyon olarak isimlendiriliyor.

Bir kara deliğin içine girdiğinizde doğrudan öleceğinizi ve geride hiçbir iz bırakmadan mutlak bir şekilde yok olacağınızı anlatmıştık. Ölüm nedeni, kara deliğin içine girip kaybolmak değil, spagetti olmak.

Özellikle yoğun kütle çekim gücüne sahip küçük bir kara deliğin içine girdiğinizde, başınız önde ayaklarınız geride gireceğinizi düşünürsek, kara deliğin çekim gücü sizi sündürmeye başlıyor. Yavaş yavaş bildiğimiz şekliniz bozuluyor, bir spagettiye dönüşene kadar kara deliğin çekim gücüne maruz kalıyorsunuz ve sonunda atomlarınıza kadar ayrılarak olay ufkunun içinde yok oluyorsunuz.

Kimsenin yaşamasını dilemediğimiz bu ölüm şekli ile ilgili diğer bir soru işareti de; yavaş mı yoksa hızlı mı olacağı. Bir kara deliğe yaklaştıkça zamanın yavaşladığı biliniyor. Kara deliğe yakın olan insan fark etmese de örneğin Dünya’da olan bir kişi için zaman daha hızlı akıyor. Sizi Dünya’dan izleyen biri için bu ölümün yavaş görüneceği kesin. Ancak sizin için belki de ölçemeyeceğimiz kadar kısa sürede gerçekleşecek. Siz bir anda spagettiye dönüşürken, Dünya’da belki de yüzlerce yıl geçmiş olacak.

Kara Delikten Sonra Ne Var?

İşte bu tam bir muamma. Bilim insanlarına göre bildiğimiz fizik kuralları kara delik sonrası için geçerli değil. Yani spagettize olarak atomlarınıza ayrıldıktan ve kara deliğin içinde kaybolduktan sonra ne olduğu kesin olarak bilinen bir gerçek değil.

Konu ile ilgili araştırmalar yapılıyor, laboratuvarlarda küçük çaplı kara delikler bile oluşturuluyor ancak şimdilik kesin bir sonuç elde edilemedi. Çünkü insanlık yalnızca bu evreni biliyor. Kara delik ile bildiğimiz evrenden çıkan bir cisme ne olduğunu şu an için bilmemiz olanaksız diyebiliriz.

Bilim kurgu hayranlarını olduğu kadar bilim dünyasını da heyecanlandıran kara delik konusu, yapılan tüm araştırmalara rağmen hala gizemini koruyor. Bildiğimiz evrenin en ölümcül kozmik cisimleri olan kara delikler, gizemini koruduğu sürece heyecan yaratmaya devam edecektir.

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.