Türkiye‘nin Milli Muharip Uçak KAAN projesinde milli motor kullanımına ilişkin takvim netleşmeye başladı. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen ADEX 2026 kapsamında yaptığı açıklamada, KAAN’ın milli motorla 2030’un başlarında uçmasının planlandığını söyledi.
Demiroğlu ayrıca milli motor projesinde 1.200’den fazla mühendisin görev yaptığını ve ekiplerin çalışmalarını KAAN için geliştirilen motora yoğunlaştırdığını belirtti. Projenin yürütülmesinde yapılan kurumsal yapılanmanın ardından yerli havacılık motoru geliştirme faaliyetleri TEI Teknoloji çatısı altında yeniden organize edilmiş durumda.
Bu gelişme, KAAN’ın ilk uçuş ve teslimat takvimiyle milli motorun entegrasyonunun aynı aşamada gerçekleşmeyeceğini de ortaya koyuyor. İlk üretim bloklarında yabancı motor kullanılması planlanırken milli motor, sonraki aşamalarda uçağa entegre edilecek.
KAAN İlk Olarak Hangi Motoru Kullanacak?
KAAN milli motor hedefinin 2030’un başlarına konulması, uçağın ilk üretim örneklerinin de milli motorla uçacağı anlamına gelmiyor. Daha önce paylaşılan planlamalarda KAAN’ın ilk bloklarında F110 motorunun kullanılması öngörülüyor.
Ocak 2026’da TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Block 10 ve Block 20 olarak ifade edilen ilk üretim uçaklarında F110 motorunun kullanılacağını ve milli motorun sonraki aşamada devreye alınacağını açıklamıştı. O dönemde milli motorun tamamlanması için 2032 hedefi de dile getirilmişti.
Son açıklamayla birlikte KAAN’ın milli motorla ilk uçuşuna yönelik hedef 2030’un başları olarak gündeme geldi. Bu nedenle önceki takvimlere kıyasla daha erken bir entegrasyon hedefinden söz ediliyor.
KAAN’ın Milli Motoru İçin Çalışmalar Sürüyor
KAAN’a güç vermesi planlanan TF35000, 35.000 lbf sınıfında geliştirilen bir turbofan motoru olarak tanımlanıyor. TEI’nin proje bilgilerine göre motor, KAAN’ın ihtiyaçlarına yönelik olarak Savunma Sanayii Başkanlığı himayesinde geliştiriliyor ve yüksek itki, dayanıklılık ile düşük yakıt tüketimi gibi gereksinimler doğrultusunda tasarlanıyor.
Motor programında bu yıl önemli bir kurumsal yeniden yapılanma da gerçekleşti. TRMOTOR’un yeni unvanı TEI Teknoloji olurken, TF35000 ve diğer yerli motor geliştirme çalışmaları bu yapı altında toplandı. TEI Teknoloji’nin odağı yeni motorların geliştirilmesi, araştırma-geliştirme ve malzeme çalışmaları olurken, TEI’nin üretim, bakım ve mevcut motor programlarına ağırlık vermesi planlandı.
Bu yapılanmanın mühendislik kaynaklarının daha etkin kullanılmasına ve motor geliştirme süreçlerinin koordinasyonunun iyileştirilmesine yönelik olduğu belirtiliyor.
KAAN P1 Prototipi Yeniden Uçuşa Hazırlanıyor
KAAN projesinde yalnızca milli motor çalışmaları değil, mevcut prototiplerin uçuş testleri de devam ediyor. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, 2 Ekim 2026’da yaptığı açıklamada KAAN P1 prototipinin sistem testlerini tamamladığını ve yer testlerine geçmeye hazırlandığını belirtti.
P1 prototipinin yavaş taksi testlerinin tamamlandığı, sıradaki aşamanın ise yer testlerinin ardından gerçekleştirilecek hızlı taksi testleri olduğu açıklandı. Demiroğlu, gerekli testlerin sorunsuz tamamlanması halinde P1’in 2026 yılı içerisinde yeniden uçmasının hedeflendiğini söyledi.
3 Ekim’de yapılan yeni açıklamada da P1’in sistem ve yavaş taksi testlerini tamamladığı, yer ve hızlı taksi testlerinin ardından herhangi bir sorun yaşanmaması halinde yıl bitmeden uçuş gerçekleştirmesinin hedeflendiği aktarıldı.
KAAN’da İki Farklı Test Takvimi İlerliyor
Mevcut durumda KAAN projesinde iki önemli süreç paralel olarak yürütülüyor. Bunlardan ilki P1 ve P2 gibi prototiplerin uçuş testleri. İkincisi ise KAAN’ın uzun vadede kullanması planlanan milli turbofan motorunun geliştirilmesi ve entegrasyonu.
P1’in 2026 içerisinde yeniden uçması hedeflenirken, milli motorla donatılmış KAAN için hedef 2030’un başları olarak açıklanıyor. Dolayısıyla iki süreç arasında birkaç yıllık bir geliştirme ve test dönemi bulunuyor.
Bu yapı, KAAN’ın seri üretim ve teslimat aşamalarında ilk olarak yabancı motorlu konfigürasyonlarla hizmete girmesi, ardından yerli motorlu versiyonların devreye alınması şeklinde ilerleyecek bir yaklaşımı ortaya koyuyor. Daha önceki açıklamalarda ilk KAAN teslimatlarının 2028 sonu-2029 başı döneminde başlamasının planlandığı belirtilmişti.
Milli Motor KAAN İçin Neden Önemli?
KAAN’ın milli motorla uçması yalnızca uçakta kullanılan güç sisteminin değiştirilmesi anlamına gelmiyor. TF35000, Türkiye’nin yüksek itki sınıfında turbofan motor geliştirme kapasitesini ortaya koyması açısından da önemli bir teknoloji programı olarak değerlendiriliyor.
Motor geliştirme sürecinde yüksek sıcaklıkta çalışan bileşenler, gelişmiş kaplama ve soğutma teknolojileri gibi alanlarda yeni kabiliyetler kazanılması hedefleniyor. TEI’nin proje tanımında TF35000’ün 5. nesil savaş uçaklarının gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlandığı belirtiliyor.
Bu nedenle milli motorun geliştirilmesi, KAAN’ın ilerleyen bloklarında kullanılacak güç sisteminin tedarikinden daha geniş bir teknoloji geliştirme sürecini kapsıyor.
KAAN Milli Motorla Ne Zaman Uçacak?
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu’nun ADEX 2026 kapsamında yaptığı son açıklamaya göre KAAN’ın milli motorla ilk uçuşu 2030’un başlarında hedefleniyor. Projede 1.200’den fazla mühendis görev yaparken, motor geliştirme çalışmalarının hızlandırılması için kurumsal yapılanma da tamamlandı.
Öte yandan KAAN P1’in uçuş testleri daha yakın bir tarihte devam ediyor. P1’in yer ve hızlı taksi testlerinin ardından herhangi bir sorun yaşanmaması halinde 2026 yılı bitmeden yeniden havalanması planlanıyor.
Böylece KAAN programında prototip testleri, seri üretim hazırlıkları ve milli motor geliştirme çalışmaları birbirinden ayrı ancak birbirini tamamlayan takvimler üzerinden ilerliyor. Milli motorun ilk uçuş hedefinin 2030’un başları olarak açıklanması, projenin güç sistemi açısından yeni bir aşamaya geçeceği tarihe ilişkin mevcut en güncel planı oluşturuyor.

