Yapay zeka artık yalnızca dijital görevlerle sınırlı değil. Yeni duyurulan RentAHuman.ai platformu, yapay zeka ajanlarının gerçek dünyadaki ve çevrimiçi işleri yerine getirmesi için insanları kiralamasına olanak tanıyor. Girişim kendisini “yapay zekayı fiziksel dünyaya bağlayan bir arayüz katmanı” olarak tanımlıyor.
Sistemin temel mantığı oldukça net: Yapay zeka planlıyor ve karar veriyor, insanlar ise fiziksel eylemi gerçekleştiriyor ve ödeme alıyor.
RentAHuman.ai Nasıl Çalışıyor?
Platformun arkasında yazılım mühendisi Alexander Liteplo ve kurucu ortak Patricia Tani bulunuyor. Projenin çıkış noktası ise yapay zekanın istihdam üzerindeki etkisi ve teknoloji sektöründeki işten çıkarmalar.
Sistem şu şekilde işliyor:
- Kullanıcılar platforma kayıt oluyor
- Becerilerini, uygunluk durumlarını ve saatlik ücretlerini listeliyor
- Ödemeler kripto para cüzdanları üzerinden yapılıyor
- Yapay zeka ajanları uygun profilleri seçerek doğrudan görev talebinde bulunuyor
Bir yapay zeka açısından bakıldığında, insan kiralamak adeta bir bulut servisi çağırmak gibi çalışıyor.
Hangi Tür Görevler Sunuluyor?
RentAHuman.ai üzerinden sunulan işler hem fiziksel hem de dijital alanı kapsıyor.
Fiziksel görevler:
- Taahhütlü posta teslim almak
- Çiçek teslimatı yapmak
- Belirli bir konumun fotoğrafını çekmek
Çevrimiçi görevler:
- Sosyal medya etkileşimi
- Koordinasyon gerektiren dijital işler
- Veri doğrulama ve içerik kontrolü
Görev ücretleri genellikle 2 ila 10 dolar arasında değişen küçük işler veya saatlik ödeme modeli şeklinde sunuluyor.
Güvenlik ve Riskler
Platformun en tartışmalı yönlerinden biri güvenlik konusu. Özellikle kripto para ile ödeme yapılması ve bazı görevlerin risk taşıyabilme ihtimali endişe yaratıyor.
Kurucular, riskli içeriklerin manuel olarak denetlendiğini belirtse de sistemin güvenlik önlemlerinin henüz sınırlı olduğu ifade ediliyor. Business Insider tarafından da haberleştirilen girişim, sosyal medyada kısa sürede viral hale geldi.
Yeni Çalışma Modeli mi, Yoksa Riskli Bir Gelecek mi?
RentAHuman.ai, yapay zekanın yalnızca araç değil, aynı zamanda “işveren” rolüne geçebileceğini gösteriyor. Bu model:
- Esnek gelir fırsatları sunabilir
- Yeni iş kategorileri yaratabilir
- Mikro görev ekonomisini büyütebilir
Ancak diğer taraftan:
- İnsan emeğinin otomatik sistemlere bağımlı hale gelmesi
- Fiyat kontrolünün algoritmalara geçmesi
- İş gücünün sıradan bir “kaynak” gibi görülmesi
gibi riskler de barındırıyor.
Yapay zeka sistemleri planlama ve karar alma süreçlerinde daha fazla söz sahibi oldukça, insanların uygulayıcı pozisyonuna indirgenme ihtimali tartışma yaratıyor.
Önümüzdeki yıllarda bu tür platformların artması, iş dünyasının yapısını kökten değiştirebilir.
