Benim gibi sizlerin de iş yaşamı koşuşturmayla geçiyorsa ve sürekli olarak otomobil kullanmak zorunda kalıyorsanız, bu yazımı dikkatlice okumanızı tavsiye ederim.

Öncelikle kısaca kendimi tanıtmak istiyorum. Ben Ahmet, özel bir ecza deposunda 9 yıldır ilaç mümessili olarak çalışıyorum. Günümün büyük kısmını müşteri ziyaretleriyle geçiriyor ve acil olan siparişleri bizzat kendim teslim ediyorum. Haliyle tüm bunları gerçekleştirebilmek için sürekli olarak otomobil kullanmak zorunda kalıyor ve günde ortalama 200 kilometreye yakın yol yapıyorum. Biz ilaç mümessilleri ve müşteri temsilcilerinin olmazsa olmazı cep telefonlarını da maalesef ki bulunduğumuz her ortamda kullanmak zorunda kalıyorum.

Gün içerisinde ziyaret edeceğimiz müşterilerden randevu almak, onlarla yazışmak, siparişlerini akıllı telefonlarımızda bulunan uygulama üzerinden kaydetmek, elbette ki İstanbul trafiğinde müşterimize ulaşabilme ve onların siparişlerini zamanında yetiştirebilmek adına yol durumunu gösteren navigasyon uygulamalarını kullanmak için her an cep telefonlarına ihtiyaç duymaktayım. Özellikle araç içerisinde sürekli görüşme yapmak, navigasyonu takip etmek ve gelen mesajları yanıtlayabilmek için kullandığım akıllı telefonların sürüş güvenliğini bu denli etkilediğini, direksiyon hakimiyeti ve sürüş kabiliyetime güvenen ben bile anlayamamıştım, ta ki kaza geçirene kadar. Yaklaşık 2 yıl önce sürüş esnasında telefonumla ilgilenirken geçirdiğim kazayı neyse ki yara almadan atlattım ve üç gün aradan sonra yeniden yoğun iş temposuna geri döndüm. Bir akşam, internette gezerken karşılaştığım bir haberde, son yıllardaki trafik kazalarının büyük çoğunluğunun, araç içinde telefon kullanmaktan dolayı meydana geldiğiyle ilgili bir yazı okudum. İşim gereği telefon kullanmak zorundaydım ve bunu başarabilmek için sürüş güvenliğini dikkate almalı, aynı zamanda da kaza riskini en aza indirmeliydim.

Araştırmalarım ve uzman görüşleri doğrultusunda, geçirdiğim kazadan 2 hafta sonra internet üzerinden sipariş ettiğim araç telefon tutucu kullanmaya başladım. Aracımda görebileceğim ve uzanabileceğim en ideal noktaya basitçe taktığım bu aparat sayesinde akıllı telefonumu elime almama gerek kalmadan, arayanları görebiliyor, navigasyonu takip edebiliyor ve mesajlarımı okuyabiliyordum. Tüm bunları yaparken aynı zamanda trafiğe de odaklanabiliyordum. Bu şimdiye kadar gördüğüm akıllıca düşünülmüş en iyi buluşlardan birisiydi. Telefon tutacağı sayesinde sürüş esnasında riski en aza indirmek ve aynı zamanda telefonun temel fonksiyonlarından yararlanabilmekte ve bundan keyif almaktaydım. Neyse ki telefon tutucu kullanmaya başladığım günden bu yana hiçbir sorun yaşamadım gibi, aynı zamanda benim gibi günün büyük çoğunluğunu otomobil kullanarak geçiren meslektaşlarımın da kullanmasına aracılık ettim.

Siz değerli okuyucularım için, güvenli sürüşün altın anahtarı olduğunu düşündüğüm araç içi telefon tutucusu modellerini, yüzlerce farklı seçenek içerisinden; en ucuz, en güvenilir ve en hızlı şekilde www.dahidukkan.com sitesinden gönül rahatlığıyla alabileceğinizi hatırlatır, hepinize kazasız sürüşler dilerim.