smm panel
                                                                                                   hızlı hosting paketleri

Intel 256 Çekirdekli Yeni Xeon İşlemcilerini Duyurdu

Intel

Intel, veri merkezi teknolojilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayan Xeon Diamond Rapids işlemcilerini ve Crescent Island grafik işlemcisini tanıttı. Hot Chips etkinliğinde paylaşılan teknik ayrıntılar, şirketin özellikle yapay zeka, yüksek performanslı hesaplama ve kurumsal veri merkezi altyapılarına yönelik donanım çalışmalarını hızlandırdığını gösteriyor.

Yeni nesil Diamond Rapids işlemciler, 256 adede kadar çekirdek desteğiyle Intel’in sunucu tarafındaki en iddialı çözümleri arasında yer alıyor. Şirket, işlemcilerde 18A-P üretim teknolojisi ve gelişmiş Foveros Direct 3D paketleme yaklaşımından yararlanıyor. Bunun yanında Crescent Island GPU, yüksek bellek kapasitesi ve yapay zeka odaklı mimarisiyle veri merkezi iş yüklerine alternatif bir çözüm sunuyor.

Xeon Diamond Rapids 256 Çekirdeğe Ulaşıyor

Intel’in yeni nesil sunucu işlemcisi Xeon Diamond Rapids, yüksek çekirdek sayısıyla özellikle yoğun paralel işlem gerektiren görevleri hedefliyor. Serinin üst seviyesinde 256 çekirdeğe kadar yapılandırma sunulması, işlemcilerin büyük ölçekli veri merkezi sistemlerinde yüksek hesaplama kapasitesi sağlamasına yardımcı olabilir.

Diamond Rapids platformunun temelinde Intel’in 18A-P üretim teknolojisi bulunuyor. Şirket ayrıca Foveros Direct 3D paketleme teknolojisini kullanarak farklı işlemci bileşenlerini daha gelişmiş bir şekilde bir araya getiriyor. Bu yaklaşımın, performans ile fiziksel paketleme verimliliği arasında daha iyi bir denge oluşturması amaçlanıyor.

İşlemcilerde 16 kanallı bellek mimarisi bulunurken, desteklenen veri aktarım hızı 12.800 MT/s seviyesine kadar çıkıyor. Yüksek bellek bant genişliği, özellikle büyük veri kümeleriyle çalışan sunucuların performansını doğrudan etkileyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Gelişmiş Önbellek ve Yeni Çip Tasarımı

Diamond Rapids’in dikkat çeken özelliklerinden biri de yaklaşık 28 GB seviyesindeki son seviye önbellek (LCL) yapısı. Yüksek kapasiteli önbellek, işlemcinin sık kullanılan verilere daha hızlı erişmesine yardımcı olarak belirli iş yüklerinde bellek erişim gecikmelerini azaltmayı hedefliyor.

Intel, çip içerisindeki birimlerin yerleşiminde de farklı bir tasarım yaklaşımı kullanıyor. Bilgi işlem bileşenlerinin dış tarafta, giriş-çıkış yani I/O birimlerinin ise daha iç bölümde konumlandırıldığı bir düzen tercih ediliyor.

Modüller arasındaki bağlantıda ise EMIB yerine standart UCIe arayüzü kullanılıyor. Bu yaklaşım, farklı işlemci bloklarının birbirleriyle iletişim kurmasını sağlarken üretim sürecinde daha esnek bir mimari oluşturmayı amaçlıyor.

APX ve AMX Desteğiyle Yapay Zeka İş Yükleri Hedefleniyor

Yeni nesil Xeon platformunda performansın yanı sıra yapay zeka iş yükleri de önemli bir yer tutuyor. Diamond Rapids işlemciler, Intel’in APX (Advanced Performance Extensions) ve AMX (Advanced Matrix Extensions) teknolojilerini destekliyor.

Özellikle matris işlemlerinin yoğun şekilde kullanıldığı makine öğrenimi ve yapay zeka uygulamalarında AMX teknolojisinin önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. APX ise işlemcinin genel hesaplama yeteneklerini geliştirmeye yönelik yeni komut seti özellikleri sunuyor.

Bu teknolojiler, yüksek performanslı sunucu sistemlerinin yalnızca geleneksel hesaplama görevlerinde değil, modern yapay zeka uygulamalarında da daha verimli şekilde çalışmasını hedefliyor.

Crescent Island GPU 480 GB Bellek Sunuyor

Intel’in etkinlikte sergilediği bir diğer önemli ürün ise Crescent Island oldu. Veri merkezleri için geliştirilen bu GPU, Intel’in Xe3P mimarisini temel alıyor ve özellikle yapay zeka ile yüksek bellek kapasitesi gerektiren iş yüklerine odaklanıyor.

Crescent Island üzerinde 32 Xe çekirdeği ve 256 XMX modülü bulunuyor. XMX birimleri, özellikle makine öğrenimi ve yapay zeka hesaplamaları için gerekli olan matris tabanlı işlemlerde kullanılmak üzere tasarlanıyor.

GPU’nun en dikkat çekici teknik özelliklerinden biri ise 480 GB LPDDR5X bellek desteği. Yüksek bellek kapasitesi sayesinde büyük veri kümeleriyle çalışan yapay zeka modellerinin ve çeşitli veri analizi uygulamalarının tek bir hızlandırıcı üzerinde daha fazla veriyi işleyebilmesi amaçlanıyor.

350W TDP ve PCIe Form Faktörü

Crescent Island, PCIe eklenti kartı (AIC) form faktöründe hazırlanıyor. Ürünün güç tüketimi 350W seviyesinde bulunurken, soğutma tarafında hava soğutma çözümünden yararlanılıyor.

Bu özellikler, GPU’nun mevcut veri merkezi altyapılarına daha kolay şekilde entegre edilmesini hedefleyen bir tasarım yaklaşımına işaret ediyor. Özellikle yapay zeka hızlandırıcılarına olan talebin arttığı veri merkezi pazarında yüksek bellek kapasitesi, performans kadar önemli bir kriter haline geliyor.

Intel’in Crescent Island ile amacı yalnızca grafik işlemleri gerçekleştirmek değil, aynı zamanda yapay zeka ve yüksek performanslı hesaplama görevlerinde özel bir hızlandırıcı çözüm sunmak.

Intel Veri Merkezi Rekabetini Güçlendirmeyi Hedefliyor

Intel Diamond Rapids ve Crescent Island, şirketin veri merkezi alanındaki ürün stratejisinin iki farklı ayağını temsil ediyor. Diamond Rapids yüksek çekirdek sayısı, geniş bellek altyapısı ve gelişmiş komut setleriyle genel amaçlı sunucu hesaplamalarına odaklanırken Crescent Island, yapay zeka ve yoğun veri işleme görevleri için GPU tabanlı hızlandırma sunuyor.

Özellikle 256 çekirdekli Xeon işlemciler ile 480 GB bellek destekli Crescent Island GPU bir arada değerlendirildiğinde Intel’in yeni nesil veri merkezlerinde yüksek hesaplama gücü ve büyük veri kümelerinin işlenmesine odaklandığı görülüyor.

Şirketin 18A-P üretim teknolojisi, Foveros Direct 3D paketleme, UCIe bağlantısı ve yapay zeka odaklı APX-AMX/XMX özelliklerini aynı ürün ekosisteminde bir araya getirmesi, gelecekteki sunucu sistemlerinde performans ve ölçeklenebilirliği artırma hedefini ortaya koyuyor.