Gürcistanʼda meydana gelen ve yirmi askerimizin şehit olduğu acı kaza, Türkiyeʼde savunma sanayine yönelik en temel soruyu yeniden gündemin ortasına taşıdı:
“Askeri platformlar nasıl geliştiriliyor ve bu sistemler hangi güvenlik standartlarına göre tasarlanıyor?ˮ
Özellikle uzun yıllardır aktif kullanılan C-130 gibi askeri nakliye uçaklarının modernizasyon süreçleri tartışmaların merkezinde yer alıyor. Kamuoyu doğal olarak şunu merak ediyor:
Bu uçaklar modernize edilirken yazılım, donanım, sensör ve aviyonik mimari hangi uluslararası kurallara göre geliştiriliyor?
Havacılık sektöründe bu sorunun cevabı nettir:
Her kritik sistem, uçuş güvenliğini garanti altına almak için DO (yazılım ve donanım standartları) ve ARP (sistem mühendisliği ve emniyet analizleri) standartlarına göre geliştirilmek zorundadır.
Türkiye, Almanya ve Dubaiʼde kritik sistemler üzerine çalışan Heraklet ekibi olarak edindiğimiz mesleki tecrübeye dayanarak bu teknik süreçleri detaylandırıyoruz.
C-130 ve benzeri platformlar hangi süreçten geçer?
C-130 gibi platformların modernizasyonunda şu uluslararası standartlar belirleyicidir:
- ARP-4754A — Sistem mühendisliği ve uçak mimarisi
- ARP-4761 — Havacılık emniyet analizleri ve hata değerlendirmeleri
- DO-178C — Yazılım geliştirme ve sertifikasyon
- DO-254 — Donanım geliştirme, FPGA ve elektronik tasarım kuralları
- DO-160 — Çevresel testler ve dayanıklılık gereksinimleri
Bu standartların amacı, insan hayatını etkileyen bir fonksiyonun kontrolsüz şekilde davranmasını önlemektir.
ARP-4754A: Uçağın tüm mimarisini yöneten çatı standardı
Kazadan sonra sıkça sorulan “Bu uçaklarda risk analizi yapılıyor mu?ˮ sorusunun cevabı ARP-4754Aʼdır.
Bu standart, bir uçağın:
- işlevsel gereksinimlerini,
- sistem mimarisini,
- güvenlik hedeflerini,
- alt sistemlere dağıtılan sorumlulukları,
- emniyet seviyelerini detaylı şekilde tanımlar.
Görev bilgisayarları, uçuş kontrol birimleri, ekran sistemleri, navigasyon sensörleri
gibi her alt modül, bu mimari yaklaşım içinde tanımlanır.
ARP-4761: “Bu arıza olursa uçuş nasıl etkilenir?ˮ sorusunun cevabı
ARP-4761 ise uçuş emniyetinin analiz edildiği aşamadır. Bu kapsamda:
- FMEA (Hata Türleri Analizi)
- FTA (Hata Ağacı Analizi)
- CCA (Ortak neden analizi)
- CMH (Common mode hazard analizi)
- Zonal Safety Analysis
gibi derin mühendislik yöntemleri uygulanır. Örneğin:
- Görev bilgisayarı kilitlendiğinde kontrol kaybı olur mu?
- Bir sensör arızası iniş güvenliğini etkiler mi?
- Elektrik kartlarındaki bir hata diğer sistemlere sıçrar mı? gibi tüm senaryolar matematiksel olarak değerlendirilir.
DO-178C: Uçak yazılımlarının en katı sertifikasyon standardı

Savunma ve havacılık sektörünün en kritik standartlarından biri DO-178Cʼdir.
Bu standart, uçakta çalışan yazılımların ne derece kritik olduğunu belirler ve buna göre geliştirme – doğrulama süreçlerini zorunlu kılar.
DAL (Design Assurance Level) sınıflandırması şöyledir:
- DAL-A: Hata ölümcül sonuç doğurabilir
- DAL-B: Hata ciddi yaralanmaya yol açabilir
- DAL-C: Görev başarısızlığına neden olabilir
- DAL-D/E: Kritik olmayan fonksiyonlar
C-130 gibi büyük platformlarda uçuş kontrol sistemleri DAL-A seviyesinde iken, pek çok aviyonik modül DAL-B seviyesindedir. Bu yüzden DO-178C sürecinde:
- yazılım gereksinimlerinin izlenebilirliği,
- kod incelemeleri,
- bağımsız doğrulama (IV&V),
- birim ve entegrasyon testleri,
- sistem seviyesinde testler
- sertifikasyon dokümantasyonu zorunlu olarak yürütülür.
DO-178Cʼnin savunma havacılığında nasıl uygulandığına dair detaylı bilgiye
buradan ulaşabilirsiniz:
👉 https://heraklet.com/tr/do-178c-egitimi-danismanligi/
Bu bağlantı, DO-178Cʼnin gerçek projelerde nasıl uygulandığına ilişkin teknik bir içeriğe yönlendirir ve makalenin bağlamıyla tam uyumludur.
DO-254: Elektronik donanım ve FPGA tasarımlarında güvenlik
Modern uçakların kalbi elektronik modüller ve FPGA sistemleridir. DO-254 bu süreçte şu adımları zorunlu kılar:
- donanım gereksinimlerinin doğrulanması
- tasarım incelemeleri
- bağımsız test süreçleri
- simülasyonlar
- EMI/EMC ve çevresel testler
Bu sayede elektronik donanımın tek bir hata modunun bile uçuş emniyetini riske atmaması sağlanır.
Kazadan sonra bu standartlar neden tartışılıyor?
Gürcistanʼdaki kaza sonrası kamuoyunda doğal olarak şu sorular konuşuluyor:
- Modernizasyonlar hangi standartlara göre yapıldı?
- Yazılım güncellemeleri güncel miydi?
- Donanım ömrü dolmuş birimler var mıydı?
- Risk analizleri yeterince derin miydi?
Bu sorular resmi inceleme raporlarıyla netleşecektir.
Bu makale ise hiçbir iddiada bulunmadan, sektörün teknik güvenlik prosedürlerini açıklayan analitik bir değerlendirmedir.
Herakletʼin bu konudaki uzmanlık alanı
Heraklet, Türkiye – Almanya – Dubai üçgeninde kritik sistemler üzerine çalışan bir teknoloji şirketi olarak:
- DO-178C sertifikasyon süreci danışmanlığı
- DO-254 donanım geliştirme süreçleri
- ARP-4754A sistem mühendisliği
- ARP-4761 uçuş emniyeti analizleri
- Havacılık standartları eğitimleri
- UAV ve askeri platform entegrasyon mimarisi alanlarında hizmet vermektedir.
Bu analiz, tamamen profesyonel mühendislik birikimine dayanan teknik bir
değerlendirme niteliğindedir.

