Eşi tarafından aldatılan eşler bu durumda ne yapması gerektiğini boşanma avukatlarına sıkça sormaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki zina 2005 yılına kadar ceza hukuku bakımından suç olarak kabul edilse de bu tarihten sonra suç olmaktan çıkmıştır. Şuan zina sadece bir boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.
Zina sebebiyle boşanma davasını zina sebebini öğrenen eş 6 ay içinde açabilir. Ama bu zinayı zina yapıldıktan sonra 5 yıl içinde öğrenemezse 5 yılın sonunda bu olayı öğrense bile bu sebepten ötürü dava açamayacaktır. Ayrıca boşanma avukatına “Eşimin zina ettiğini öğrendim ama daha sonra beraber yaşamaya devam ettik. Hala bu sebeple eşime boşanma davası açabilir miyim?” gibi sorular gelmektedir. Kanun maddesinde net bir şekilde “Affeden tarafın dava hakkı yoktur.” ibaresi geçmektedir. Burada illa sözlü bir affetmeden bahsetmemek gerekmektedir. Zina sebebini öğrenen eş hala eşi ile birlikte aynı evde oturmaya devam ediyorsa buradan eşini affettiği karinesi çıkmaktadır. Bu sebeple bu sebeple boşanma davası açmak isteyen eşin zinayı öğrendikten sonra vakit kaybetmeden bir boşanma avukatına danışmasında yarar vardır.
Zina sebebiyle açılacak boşanma davasında en önemli husus zinanın varlığının kanıtlanabilmesidir. Burada kesin bir şekilde ispat edilme durumu yoktur. Boşanma avukatı bu hususta farklı delillere başvurabilmektedir. Boşanma davası açılacak eş farklı cinsten başka biriyle aynı otel odasında bulunması zinanın varlığına karine oluşturmaktadır. Yani burada kusurlu eşin “Biz hanfendi ile sadece sohbet ettik. Aramızda herhangi bir birliktelik olmadı.” gibi pek de gerçeği yansıtmayan laflar hakim tarafından dikkate alınmayacaktır.
Zina sebebiyle açılacak boşanma davalarında kanıtlamak her zaman mümkün olmadığı için davayı kişinin tek başına açması sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini engelleyecektir. Bu sebeple davayı açacak eş bu davayı boşanma avukatı ile sürdürmesi halinde dava daha sağlıklı şekilde ilerleyecektir.

