Gelişen teknoloji çağının vazgeçilmesi, bilişim sektörünün ilk adım yatırımı, küçük-orta-büyük ölçekli tüm projelerde vazgeçilmez unsur olan sunucuların yönetimi başlı başına bir zayıf halka olarak karşımızda durur. Kodlamalar, veritabanı, dns kayıtları ve çok daha fazlasını bünyesinde barındıran, bir anlık bir kesintinin bile tahammül edilemediği sunucuların yönetimi ayrı bir uzmanlık ve tecrübe gerektirir.

Şimdi işin mutfağından, biraz paranoyak biraz pratik ama her halükarda günün birinde ihtiyaç duyacağınız ipuçları paylaşacağız.

Öncelikle sunucunuzu kendi bünyenizde tutuyor, kendi internet bağlantınız ile internete açıyorsanız büyük bir hata yaptığınıza emin olabilirsiniz. Local Area üzerinden çalışan bir uygulamanız yoksa ve sunucunuz sırf gözünüzün önünde olsun diye bu yolu seçtiyseniz vazgeçin. Planlayacağınız ilk iş güvenilir bir verimerkezi bulmak sunucunuzu gerçek bir veri merkezinde çalıştırmak olmalı. Hatta sunucunuzu test projeleriniz için kullanıp bir sunucu kiralama hizmeti alabilir, böylece yatırım donanım, arıza, v.b. külfetlerden de kurtulmuş olursunuz. Tabi kendi özgün donanımınız ile çalışmak isterseniz yine aynı yöntemle sunucu barındırma hizmeti de alabilirsiniz.

Sunucunuz 24 saat gözlenen bir veri merkezinde, gerçek anlamda hızlı bir internet bağlantısıyla çalışır duruma geldikten sonra 2. adım olarak felaket senaryolarınızı kurgulamalısınız. Veri kaybı, çökme, ddos saldırıları, operasyonel hatalar, v.b. olasılıklar üzerinde durarak bir liste hazırlayarak işe koyulabilirsiniz. Aşağıda ki listeden çalışma şeklinize göre muhtemel olasılıkları önceliklendirerek kendi felaket senaryonuzu kurgulayabilirsiniz.

– Kernel / OS çökmeleri
– Donanım Arızaları nedeniyle kesintiler
– Hdd kaynaklı veri kayıpları (Bad sector, v.b.)
– Operasyonel kaynaklı veri kayıpları (Silme, v.b.)
– DDos saldırıları
– Lokal suistimaller (Shell, backdoor, overprocess)

Yukarıdaki liste, bir sunucunun başına gelmesi muhtemel felaketlerden bir kaçı. Bu listeyi paranoya seviyenize göre arttırıp iş akışınıza göre önceliklendirebilirsiniz. Elbette her bir olasılık için ayrı bir çözüm üretmek durumundasınız. Ne de olsa söz konusu bir sunucu.

Evet, tüm önceliklendirdiniz ve nasıl çözebileceğiniz konusunda bütçeniz ve iş akışınıza göre alternatifler ürettiniz. Şimdi bu felaket senaryolarının nasıl efektif ve optimum düzeyde gerçekleştirileceğini, tüm bu süreci nasıl optimize edeceğinize dair ipuçlarını paylaşacağız.

1. Sorunun Hızlı Tespiti

Sorunu herkesten önce, en azından mümkün olan en kısa sürede tespit edebilmeniz gerekiyor. 24 saat sisteminizin başında bekleyemeyeceğinize göre bunu sizin yerine birinin yapması gerekiyor. Bu iş için kimseye para vermek istemediğinizi biliyoruz. Hemen google’a giriyor ve “uptime monitor” kelimesini aratıyoruz. Karşınıza çıkan ilk 3 seçenek bu iş için biçilmiş kaftandır. Bu sistemler sunucunuzun IP adresine birkaç dakikalık periyotlarda ping, http get, v.b. istekler göndererek yanıt verebilir durumda olduğunu kontrol ediyor ve kaydediyor. Yanıt alamaması durumunda size sms ile bilgi veriyor. Böylece yanınızdan ayırmadığınız telefonunuz ile olası bir sorundan hızlıca haberdar oluyorsunuz.

2. Operasyon Araçları

Sunucunuzda bir sorun olduğunu fark ettiniz. Şimdi bu sorunun nedenini araştırmalı ve müdahale etmelisiniz. Ama sunucunuz yanınızda değil. Soğuk bir sistem odasının demir parmaklıkları arkasında savunmasız ve çaresiz. Sunucunuza elinizi uzatmanız için taksi çağırmanıza gerek yok, veri merkezinizden KVM bağlantısı sağlamasını isteyebilirsiniz. KVM cihazları, sunucularınıza takılan basit bir ekipmandır. Uzak Masaüstü bağlantısını andıran bir web arayüzünde sunucunuza bios seviyesinde bağlanma imkanı sağlar. Böylece sunucunuz elinizin altındaymış gibi müdahale edebilirsiniz.

3. Yedek Sunucu

Teknolojinin tüm imkanlarını kullandınız ancak sunucunuzu kurtaramadınız. Şimdi ne olacak? Tabii ki yeni bir sunucu. Ama nasıl? Hemen yeni bir sunucu siparişi vermem, kurmam ve ayarlamam saatler sürer. Evet, bu duruma düşmemek için önleminizi önceden almalısınız. Mevcut sunucunuz kadar kudretli  olmasa da bütçenizi zorlamayacak, mütevazi bir sunucuyu hep yedekte tutmalısınız. Bu konuda en ekonomik çözüm elbette Cloud Server Kiralama seçeneği olacaktır. Sunucunuza paralel bir konfigürasyon hazırlayıp yedeklerinizi rutin olarak bu sunucuya aktarırsanız imkanların imkansız olduğu o anda saniyeler içinde sisteminizi ayağa kaldırabilirsiniz. Evet biraz yavaş çalışacak, kaynaklar zorlanacaktır ancak telefonlarınızın art arda çalmasını engelleyece ve içinde bulunduğunuz buhrandan kurtararak sorunu daha soğuk kanlı bir atmosferde çözmenizi sağlayacaktır.

Şimdi derin bir nefes alın, bu işi ertelemeyin ve skecılınız içine alarak en kısa sürede harekete geçin.